Yaşama Bakış Açımı Genişleten 8 Alıntı

Yaşama Bakış Açımı Genişleten 8 Alıntı

Yılın bu ilk günlerinde; yeni okuduğum ya da yıllardır baş ucumda tuttuğum ya da geçmişin raflarından çekip yeniden okuduğum kitaplara göz attım bu sabah. Bazıları geçenlerde www.haddinias.net üzerinden paylaştığımız kitap önerilerimizin içinde de var.

Kitapları karıştırınca altı çizili, yanlarına okurken notlar düştüğüm satırlar döküldü önüme. Benim yaşama bakış açımı değiştiren, yenileyen ve genişleten satırları paylaşmak istedim sizlerle. Kim bilir belki yeni yılda sizlerin de yolunu aydınlatır..

 

“Nereye gidersen git, kendini yanında götürürsün.”

 

Oruç Aruoba – İle

Notum: Hem insanlarla çevriliyiz, hem yalnızız. Yastığa kafamızı koyduğumuzda yaşadığımız en derin gerçeklik kendimizle hesaplaşmak. Bu nedenle insan önce kendisiyle arasını düzeltmeli. Kendini yormadan, hırpalamadan, sürekli eleştirmeden.. Olduğumuz kişiyi önce bir kabul ederek ve sonra onun başını okşayıp olmak istediğimiz kişiye doğru gitmesine yardım ederek.. Hayattaki en anlamlı ilişki kendimizle kurduğumuz ilişkidir. (Yeni Bir Pencere Aç’tan)

 

“İnsanlar verebilecekleri şeyleri birbirinden tabi ki esirgememeliler. Ama verebileceklerini vererek, vermek zorunda olduklarını değil. İlkinde insanın gönlü vardır, ikincisinde ise terk edilme korkusu..”

 

Engin Geçtan – Kimbilir

Notum: Bugün sadece “hayır” diyemediğimiz için yapmak zorunda kaldığımız ne çok şey var.. Terk edilme, yalnız kalma, sevilmeme veya onaylanmama korkumuz derinlerde bizi harekete geçmekten alıkoyuyor. İstemediğimiz biri ile sadece o ısrar ediyor diye kahve içmek, yetişmekte çok zorlanacağımız halde verilen o ek işi de yürütmeye çalışmak, hayallerimize yürürken elimizden tutmayanlar yüzünden demotive olup yolun yarısında bırakmak.. Bu sene kendinize koyduğunuz hedefler arasında “Hayır diyebilmeyi öğrenmek” de olsun. İnsan dönüşümünün önündeki en büyük engellerden biri bu..

 

“Yaşamı kendimize bir takım kesin çizgilerle ısmarlayamayacağımızı önce bir kabul edelim. Eğer bunu kabul etmişsek, telaşa kapılmayıp satranç oyunumuzu fırtınanın bizi götürdüğü yerde sürdürebiliriz. Orada da yenilirsek, bu bir yenilgi değil; “deneyim” olur.”

Engin Geçtan / Kimbilir

Notum: İnsan kendine gerçekten her anını mutlu kılacak bir yaşam ısmarlayamıyorsa, bu gerçeklikle fırtınalar sırasında nasıl ayakta durabileceğimize dair alternatif yollar keşfetmeliyiz. Momentumu korumak için nasıl güçleneceğimiz üzerinde kafa yormak ve yaşadığımız başarısızlıklardan yeni öğrenmişliklerle çıkmanın getirdiği bilgeliğimize sahip çıkmamız lazım.

 

“Bizi rahatsız eden, olayların kendisinden çok, onların anlamını yorumlama biçimimiz.”

Epiktetos – İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar

Notum: Yaşadıklarımızı anlamlandırma biçimimizle ilgili uzun yıllardan beri kafa yoruyorum. Kelimelere ve hatta yaşadıklarımıza boylarından büyük anlamlar yüklüyor ve sonra o anlamları inançlarımıza dönüştürüyoruz. Hedeflerime ulaşamadım, beceriksizim. O işi alamadım, demek başarısızım. İngilizce’mi ilerletemedim, tembelim.. Kendimizi etiketlemekte üzerimize yok. Belki de bu; kalkıp yeniden mücadele etmeye başlamaktan daha kolay bir yol. Ama biricik yaşamlarımızda böyle bir lüksümüz olmadığını ve her şeye “rağmen” bu dünyaya kendimizle ilgili doğru şeyler söylememiz gerektiğine inanıyorum. Kendimize yapacağımız en büyük haksızlık, ilerlemekten ve hayallerimizden vazgeçmek olur.

 

“Kitaplar sessizdir, ama insanları dinlemeyi ve anlamayı onlardan öğrendim.”

 

Barış Bıçakçı – Tarihi Kırıntılar

Notum: 2022’de kendimize verebileceğimiz en güzel hediyelerden biri daha fazla kitap okuma alışkanlığı kazanmak olur. Eğer yaratıcılık, empati, problem çözme ve duygusal zeka yetkinliklerinizi geliştirmek isterseniz özellikle Edebiyat, Felsefe ve Psikoloji türlerinde okumalar yapmanızı yürekten öneririm. Bambaşka hayatlar ve hikayelerle karşılaşmak derin bir empati becerisi doğuruyor.

 

“Bir bulmaca meraklısının ilgisiyle yaklaş hayata..”

Fernando Pessoa / Başıboş Bir Yolculuktan Notlar

Notum: Yaşam aradığımız tüm cevapları altın bir tabakta sunmuyor bize.. Bulmak istediğimiz çözümleri aramak, merak etmek ve araştırmak gerek. Bazen baktığımız yerden doğru cevapları bulamıyoruz. O zaman belki de diğer boşlukları doldurmaya başlamalı. Cevap belki de çözebildiğimiz diğer soruları çözdükçe ve boşluklar doldukça kendiliğinden oluşacak..

Bugün çözemediğiniz herhangi bir sorun varsa bir süre dinlenmeye bırakın. Bir süre üzerine yatın, farklı şeylere odaklanın. Çözüm yaşadığınız farklı anlarda bir anda belirebilir.

 

“Kimse şaşmaz bir yaşama ustası değildir. Gene de şimdiki zamanını bilinçle değerlendirmeyi başaranların, zaman savurganlarından daha büyük bir üstünlüğü olduğu apaçık.”

Nermi Uygur / Yaşama Felsefesi

Notum: Geleceğime borçlanmamak için şimdiki halimi geliştirmeyi ve anı değerlendirmeyi seçiyorum. Bu sanki birine altından kalkamayacağım şekilde borçlanacakmışım da uykularım kaçacakmış, aynaya bakamayacakmışım gibi bir telaş.. Gelecekte şimdiki halime bakıp “geçti yıllar öylece, hadi geri döndür” demek istemediğimden sanırım. Öyle ya; insan en çok kendisine borçlanmıyor mu?

 

“Olaylar nasıl gelişirse öyle yaşıyoruz, önceden uyarılmaksızın, rolünü ezberlemeden sahneye çıkan bir tiyatro oyuncusu gibi.”

Milan Kundera / Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

Notum: Hayata sımsıkı tutunabilmek için ihtiyacımız olan en önemli becerilerden biri “her zaman yedekte bir B planımızın olması” bana göre. Şüphesiz her birimiz zaman zaman oldukça zorlayıcı şartlar altında buluyoruz kendimizi. Düşündüklerimiz gerçekleşmiyor, emin olduğumuz bir yerden gol yiyoruz ya da ansızın yaşamın üstü altına geliyor.

İşte tam da bu zor anlarda olana bitene yanmak yerine; önümüze bakabilmemizi sağlayan alternatif yolların varlığı rahatlatır bizi. Bugün kendinize bir hedef koyarken, bugün planlar yaparken, bugün yeni bir yola giriyorken cebinizde hep bir B planı olsun ki olumsuz bir şeyle karşılaştığınızda şaşkınlıkla seyirci kalmayın. Hayatı seyretmeye değil, dolu dolu yaşamaya geldik çünkü..

Son birkaç satır:

Yaratıcılığı arttırmanın ve zihnin sınırlarını genişletmenin en önemli yollarından biri not almak. Karşılaştığınız bir cümle, bir olay, kitaptaki bir satır, sosyal medyada dikkatinizi çeken bir konu.. Her ne olursa olsun kendinizin “dur” tuşuna basarak birkaç saniye hayatı durdurup, onu bir kenara not edin. Sonra, daha sakin bir zamanda, yeniden okuyun. Size hissettirdiklerini düşünün.

 

Cümlelerin bu denli hızlı israf edildiği bir dünyada, sizi dönüştürme gücü olan satırları kaçırıyor olabilirsiniz. Kelimelerin büyüsüne inanın.

Aslında daha altını çizdiğim nice satır var, zamanla diğerlerini de paylaşmamı isterseniz, yazıyı beğenmeniz veya bültene üye olmanız yeterli. Ben mesajı alırım 🙂

Sevgiler,

Pınar Kaçar Özkent

Bir cevap yazın