Yolun Sonu Başka Bir Yolun Başıdır: Konda ‘Türkiye 100 Kişi Olsaydı’ Araştırması

Yolun Sonu Başka Bir Yolun Başıdır: Konda ‘Türkiye 100 Kişi Olsaydı’ Araştırması

Türkiye’nin saygın kamuoyu araştırma şirketlerinden biri olan KONDA’nın 11 yıl boyunca gerçekleştirdiği 125 araştırmaya dayanan verilerden oluşturduğu ‘Türkiye 100 Kişi Olsaydı’ Araştırması yayınlandı.

KONDA ‘Türkiye 100 Kişi Olsaydı’ Araştırması, 2021 yılı itibarıyla Türkiye’de 18 yaş üstündeki 62 milyon 378 bin kişi üzerinden oluşturuldu. Dolayısıyla her yüzde birlik dilime yaklaşık 620 bin kişi denk gelmektedir.

Araştırmada konu edilen her bir konu, aslında toplumun her kesimini ilgilendiriyor. Araştırmada kadınların çalışma hayatı, görücü usulü ile evlilik, köy / kent nüfusu gibi üzerinde konuşulması, tartışılması, ortaya çıkan sonuçların değişimi için geniş kitlelerce çalışılması gereken önemli konulardan bahsediliyor… Biz de bu noktada, araştırmanın yaygınlaşmasını sağlamak ve yeni bakış açıları sunmak adını araştırma sonuçlarından bazı verileri sizlerle paylaşıyoruz. Dilerseniz araştırma sonuçları üzerinden Türkiye’ye bir göz atalım…

Türkiye’de evlilik kararı

Türkiye’de hala görücü usulü ile evlenenlerin oranı 2019 itibarıyla %47. Daha da acı olan tablo ise toplumun %7’lik kısmı hala rızası dışında evlendiriliyor. Araştırma 18 yaş üstü bireyleri kapsadığı için zorla evlendirilen kız çocukları araştırma kapsamı dışında… Dolayısıyla toplumun neredeyse yarıya yakınının doğrudan kendi hayatlarını ilgilendiren konularda kendi hür iradeleriyle karar alamadıklarını görüyoruz. Özellikle kadınların mutsuzluğa mahkum olacakları evliliklere itilmesi temeli sağlam bir toplumun oluşmasını engellemektedir…

Yaşanılan yerleşim tipi

Türkiye nüfusunun yalnızca %7’si kırsal kesimlerde yaşıyor. Tarım ve hayvancılık politikalarıyla kırsal kesimlerde yaşayan insanların çaresizliğe mahkum edilmesi; onlarca, belki yüzlerce yıldır kırsal kesimlerde yaşayan insanların yaşadıkları toprakları terk edip şehirlere göç etmesine sebep oluyor. Böylelikle istihdam üretme konusunda doygunluğa erişen şehirlerin nüfusu da her geçen gün daha da artıyor. Şehirlerdeki nüfus artışı da doğrudan dar ve orta gelirli ailelerin artmasına sebep oluyor…

Kadınların çalışma durumu

2011 yılının verilerine göre Türkiye’deki kadınların %68’i ev kadınıydı. 2021 yılına gelindiğindeyse bu oranın %56’ya düştüğünü görüyoruz. İstatistiklerde kayda değer bir gelişme olduğu gözükse de Türkiye’de yaşayan kadınların tam anlamıyla iş hayatına katılımının sağlanması için gerek devlet eliyle gerek özel sektör teşebbüsleriyle atılması gereken çok adım var… Uzun bir merdivenin henüz başlarındayız ve zihnimizdeki toplumsal yaşam pratiklerimizi yeniden inşa etmemiz gerekiyor.

Sosyal medya kullanımı

Türkiye’de yaşayan 18 yaş üstü nüfusta 2011 yılında sosyal medya kullanma oranı %38’ken 2021 yılında bu oran %82. Teknolojik gelişmelerin ve dijital araçların ve ortamlarım yaygınlaşmasının Türkiye’de sosyal medya kullanımını çarpıcı bir şekilde artırdığını görüyoruz. Günümüzde sosyal medya; eğlenceli boş vakit değerlendirmesinden öte bilgiye ve habere erişme, profesyonel iş yapma aracı olarak da kullanılıyor.

Televizyondan haber izleme

2011 yılında %96’lık bir oranla neredeyse herkes, haberleri televizyondan izliyordu. 2021 yılında bu oranın %72’ye düştüğünü görüyoruz. Bu durumun ortaya çıkmasında birçok sebepten bahsedilebilir:

1. Geleneksel kitle iletişim araçlarının dijitalleşme sürecine uyum sağlamada güçlük çekmesi
2. Bunun sonucu olarak televizyonun insanları olaylardan haberdar etme konusunda dijital araçlardan ‘yavaş’ kalması
3. Televizyon kanallarının farklı güç ve iktidar sahiplerinin propaganda alanına dönüşmesi
4. İnsanların günlük hayatta yaşadıkları ‘kötü’ deneyimlerin üstüne ‘kötü haber’lerle karşılaşmaktan sıkılması

Görünen o ki, televizyondan haber izlemek gelecek yıllarda da gitgide azalan bir aktivite olmaya devam edecek…

İnternetten alışveriş yapma

2016 yılında “Son 3 ay içinde internet üzerinden alışveriş yaptınız mı?” sorusuna verilen “Evet” cevabı yalnızca %22 iken, 20221 yılında bu soruya verilen “Evet” cevabı %64.  İnternet üzerinden alışveriş yapan insanların sayısı neredeyse 3 kat artmış durumda. Bilgisayar, akıllı telefon, tablet gibi dijital araçların kullanım oranının artmasının yanı sıra yaşanan pandemi sürecinin bu oranın yükselmesinde ayrıca pay sahibi olduğunu söylemek mümkün. Dijital gelişmeler ve dijital gelişmelerin doğrudan taşıyıcısı konumunda bulunan internetin, günlük hayatın her alanında etkisini artıracağını öngörmek zor değil…

Gazete okuma

2014 yılında gazete okuma oranı %31 iken 2021 yılına gelindiğinde bu oran %25. Gazete okuma oranlarının her geçen gün düştüğünü herhangi bir araştırma sonucuna ihtiyaç duymadan, günlük hayatı gözlemleyerek de söyleyebiliriz. Kitle iletişim aracı olarak gazetenin hayatımızdan çıkışı, televizyondan daha hızlı ve daha dramatik gerçekleşti. Neredeyse bütün gazetelerin aynı ya da benzer medya patronlarının ve iktidar sahiplerinin elinden çıkması ve benzer bir dağıtım zincirinin oluşması; gazetelerde haber yerine gerçekten uzak -hatta daha da kötüsü- gerçeğin çarpıtılarak reklam, tanıtım, propaganda merkezli haberimsilerin verilmesi bu süreci hızlandırdı…

Araştırma sonuçlarını daha detaylı incelemek isterseniz KONDA’nın internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın