Liderlik Masalı

Liderlik Masalı

Bir varmış bir yokmuş,

Ülkenin yedi farklı bölgesinden gelen on dört lider adayı, dört yılda bir yirmi dokuz çeken ayın sonunda yedi tepeli şehirde buluşmuş.

Dört köşesinde dört pencere olan salona geldiklerinde onlardan dörderli gruplara ayrılmaları ve dört pencereden de dışarıda olup bitenleri seyretmeleri ve birbirleriyle paylaşmaları istenmiş.

Sırayla dolaşmışlar, üstünde öğrenci, öğretmen, okul lideri, veli yazan pencereleri… Veli yazan pencereden wats up annelerinin tezahüratları duyuluyormuş.

Tartışırlarken; bilinçli müdahaleci, bilinçsiz müdahaleci, bilinçli ilgisiz, bilinçsiz ilgisiz diye dört farklı veli profili çıkarmışlar ortaya. Ancak hepsinin gönlünde yatan aslan, “bilinçli ve ilgili” velilerle çalışabilmekmiş. Bu pencerede fazla oyalanınca bilge baykuşun sesiyle irkilmişler.

“Velilere kızmayın!” demiş bilge baykuş:

  • Lütfen velilere kızmayın, bundan sonrakiler daha stresli, daha talepkâr olmaya devam edecek. Dünyanın gerçeği bu. Hiçbir zaman okulu veli yönetmez, siz izin verirseniz yönetir ancak. Standartları çok net koymanız lazım. Boşuna demiyorum, söylediğinizi yazın, yazdığınızı yapın diye.”

“Peki neden üzgünsün bilge baykuş?” demiş içlerinden biri:

  • Kimse becerileri konuşmuyor da ondan. Varsa yoksa kazanımlar. Kazanımı azalt, kazanımı artır. Okulu ne zaman içerik bazlı olmaktan kurtarabileceğiz? Tek umudum sizsiniz. Sizler kendi ülkelerinize döndüğünüzde 21. yüzyılın okulunu dönüştürebilecek ivmeyi yakalayabileceğimize inanıyorum.

Liderlik neye benzer demiş içlerinden biri:

Sabırlı ol, demiş bilge baykuş ve ortaya çeşitli fotoğraflar bırakmış. Herkesin bir fotoğraf seçmesini ve liderliği seçtikleri fotoğraflar üzerinden tarif etmelerini istemiş.

Lider adayları seçtikleri fotoğraflara bir zaman dalıp gitmişler…

Derken yavaş yavaş suskunluklarını bozmaya başlamışlar.

Liderliğin ana vatanı seyahattir demiş biri. Yaratıcılık esinlenme ister, gözlem yapmak, başkalarını görmek.

Liderin ara sıra kendini dinlemesi lazım demiş öteki, tıpkı durgun bir gölün üstündeki kayık gibi. Geribildirim verdiği kadar geribildirim de almasını bilmeli. İnanın, bu vermekten daha önemli.

Bilge Baykuş memnuniyetle kafasını sallamış: Unutmayın, değişim yoksa geribildirim değildir, değişim yaratması lazım diye eklemiş.

Her olayın bir gebelik süresi vardır demiş içlerinden en genç olanı, liderlik o sürecin farkında olmaktır, erken ya da geç değil.

Yarı açık bir kapı fotoğrafını elinde tutan lider adayı şöyle demiş: “Liderlik kapısı herkese değil, hak edene açık olandır. Kapının önündeki asa, adil, saygılı ve aktif olmayı simgeler. Liderin asasını neden dışarıda bırakmış olduğunu sorarsanız eğer,  iyi bir lider lider yetiştirebilendir derim size.”

Ben öğretmenim demiş içlerinden biri:  İyi bir lider olmakla ilgili kaygılarım var.

Bilge Baykuş gülümsemiş:

  • Liderlik liderlik edenle ilgili değildir ki çoğu zaman, taraftarla ilgilidir. Onlar size izin vermezlerse liderlik yapamazsınız. Bu nedenle liderlik taraftar edinebilme sanatıdır.

Karar almakta zorlanıyorum demiş ün’lü bir lider adayı. Bilge baykuş “karar” diye haykırmış ve başlamış anlatmaya:

“Karar almak aslında vazgeçmektir. Karar alıyorsunuz ama uygulayamıyorsunuz, Neden? Çünkü vazgeçemiyorsunuz. Karar niye çalışmıyor diye bakıyorsanız vazgeçemediklerinize bakın.  Öğrenilmiş çaresizliğin içine hapsetmişsiniz kendinizi, ben size öğrenilmiş iyimserliği öğütlüyorum. Liderliğin en güçlü özelliklerinden biri de iyimserliktir. Tutturmuşsunuz “Veliler sınav istiyor!” Beceri odaklı bir sistemi denemediniz ki, düzenin içinde risk almadan hayatınızı sürdürmeye çalıştığınızda nasıl dönüştüreceksiniz okulunuzu?”

Haklısınız demiş ün’lü lider: “O zaman karar almama yardımcı olun.”

Bilge Baykuş:

-Alacağın kararı sana söylememi bekleme benden. Ben kolaylaştırırım sadece, kararı sen alırsın. Şimdi sizleri altı basamaklı bir merdivene çıkaracağım. Yalnız merdivene çıkmadan önce aramızda bir protokol imzalamamız gerekiyor.  Merdiveni çıkmak için 30 dakika süremiz var.

Ne var ki onda demiş biri, altı basamak değil mi?

  • İşin sırrı burada, her basamakta kalış süremizi öyle iyi ayarlamamız gerekiyor ki son basamağa ne erken ne de geç varabilelim.

Protokolün şartlarını duymak için herkes dikkat kesilmiş.

  • Önce, buradaki herkese karar almakta zorlandığın problemini anlatacaksın. Sonra diğerlerinin anlamak için sorduğu soruları cevaplayacaksın. Ondan sonrası senin için derin bir sessizlik olacak.

Bir an için ZAAFA kapılıp da cevap verirsen protokol kurallarını çiğnemiş olacağın için gereken faydayı sağlayamayacaksın. Sonra KUŞKU rüzgarları esecek ortalıkta. İşte o zaman rüzgarla birlikte savrulmaman için bulunduğun basamağa sıkıca sarılacaksın.  Korkma! Bu rüzgarın ardından tatlı bir meltem esecek diğer basamakta. Hak ettiğin DEĞERİ bulacaksın. İhtiyacın olan FİKİRLER bir sonraki basamakta karşılayacak seni ve sen sonsuza kadar müteşekkir kalacaksın.”

Protokolü uygulayarak altı basamağı başarıyla çıktıklarında ortasında ateş yanan bir alana varmışlar.

Şimdi sizlere başka bir sorum var demiş, bilge baykuş:

  • Liderlikte IQ mu daha önemli EQ’mu? Siz bu sorunun cevabını düşünürken ben balkonumda biraz dinleneceğim. Üşümemeniz için ortadaki ateşi iyice harladım diyerek balkona çekilmiş.

Lider adayları kibar kibar tartışmışlar, en sonunda her ikisinin de dengeli olması gerektiğine karar vermişler.

Derken balkondan bilge baykuşun sesi duyulmuş:

  • Bu sorunun cevabını merak ettiğimi sanmayın, sakın. Ekibinizle çalışırken bazen sizlerin de bir balkona ihtiyacınız olacak. Unutmamanız gereken tek şey ne zaman ve nasıl müdahale edeceğinizi bilmeniz. Kirazlar çiçek açtığında yeniden bir araya geleceğiz. O güne kadar size bir ödevim var. Burada konuştuklarımızdan sizde kalanlar üzerine düşünmenizi ve bir yazı kaleme almanızı istiyorum. Unutmayın iyi bir lider, aynı zamanda iyi bir hikaye anlatıcısıdır.

Hepsi memnuniyetle kafasını sallamış, kirazlar çiçek açtığında buluşmak ümidiyle atlarına binip kendi diyarlarına doğru yola çıkmışlar.

Aysun Yağcı

Yazar

Aysun Yağcı
Ayhan Aydın, “Eğitim Hikayedir” adlı kitabında eğitimi en çok benimsediğim haliyle şöyle tarif eder: "Eğitim, her şeyden önce empatik, farkındalık, duyarlık, sevecenlik, nezaket, hoş görü, anlayış ve sevgi gibi duygusal dönüşümleri kazandırma amacına dönük örüntülerden oluşmalıdır. Bu bağlamda hikaye insanların içinde yaşadıkları hayata ve kendilerine bakabilecekleri bir aynadır. Gerçekte hikayenin insanoğlunun bütün bilgeliğini, örtülü ya da açık hastalıklarını yansıtan gizemli bir gücü vardır. Bu nedenle eğitim, bir bakıma hikaye anlatma ve anlama sanatıdır." İşte bu yüzden eğitimle ilgili tüm yazılarım bir hikayeyle başlar.

11 comments

Aysun Yağcı için bir cevap yazın Cevabı iptal et